Finlandiya ‘mutlu’ öğrencinin peşinde
Sosyal Medya

YURTDIŞI EĞİTİM

Finlandiya ‘mutlu’ öğrencinin peşinde

Bir üniversite düşünün, öğrencinin refahını, mutluluğunu takip etsin ve akademik başarısını arttırmak için yöntemler geliştirmenin peşini hiç bırakmasın. Finlandiya’daki Aalto Üniversitesi’nin hayata geçirdiği ‘AllWell’ projesi bunu hedefliyor. Proje ekibi direktörlerinden Mikko Inkinen anlatıyor.

Finlandiya, dünya tarafından takip ve takdir edilen bir eğitim sistemine sahip. Ancak Finlandiyalı yetkililer, onu daha da ileri götürmek için çalışmayı hiç bırakmıyor. Öncelikleri arasında öğrencileri ‘mutlu’ etmek var. Bunun için bir ‘refah üniversitesi’ projesi hazırlandı. Aalto Üniversitesi’nin hayata geçirdiği proje ekibinde yer alan, eğitim psikolojisi bölümünden Mikko Inkinen, programdan önce öğrencilerin yüzde 20’sinin tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bir an önce bir şey yapmalıydık.” Inkinen ile Helsinki’de düzenlenen ‘Dare to Learn’ eğitim festivalinde buluştuk.
 
Finlandiya ‘mutlu’ öğrencinin peşindeYÜZDE 20’Sİ MUTSUZDU
- ‘AllWell’ nasıl ortaya çıktı?
Aalto Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda öğrencilerimizin yüzde 20’sinin tükenmişlik sendromu riskiyle karşı karşıya olduğunu tespit ettik. Ulusal ortalama ise yüzde 10’du. Yani bir an önce bir şeyler yapmalıydık. 2016’da AllWell projesi hayata geçti ve 2020’ye kadar sürecek. Bu, kısaca öğrencilerimizin refahına odaklanan bir yaklaşım. Yılın belli dönemlerinde öğrencilerimizin refahını ölçmek için anket çalışmaları düzenliyoruz. Ardından öğrencilere kişisel olarak hem psikolojik hem de akademik beceri desteği sunuyoruz. Bunlar, zaman ve stres yönetimiyle çalışma teknikleri konusunda olabiliyor. Zayıf oldukları alanlara odaklanıyoruz. Rehberlik yapıyoruz. Böylelikle öğrencilerimiz aşırı yüklenme ve stresle karşı karşıyaysa, bunun farkında olarak üstesinden gelebiliyor. Bu akademik performanslarını da geliştiriyor
 
- Anketlerde ne tip sorular oluyor?
Dört temel alanda sorular var. Birinci olarak, kişisel kaynaklara bakıyoruz. Yani duygu düzenleme, değerler ve zaman kullanma gibi. Öğrencilerin çalışma becerilerinde nerede olduğunu görebileceğimiz sorular da yer alıyor. Gençler nasıl öğreniyor ve öğrenmeye nasıl yaklaşıyor, bunu anlıyoruz. Son olarak öğretim konusundaki düşünceleri ve çalışma ortamlarını soruyoruz.
 
- Öğrenciler nasıl daha iyi öğrenir?
Etkin bir öğrenme için birçok unsurun bir araya gelmesi gerekiyor. Üç kelimenin üzerinde durmalıyız: Refah, otonomi ve anlamlı bir şeyler yapıyor olduğunuza dair inanç. “Neden öğreniyoruz?”, bunu bilmeliyiz. Bu konuda inandığımız bir sebebimiz varsa motive oluyoruz. Refaha, yani kendimizi iyi hissetmeye de ihtiyacımız var. Otonomiye de sahip olmalıyız. İnsanlar, hayatlarının kontrolünün kendinde olduğunu hissetmek, bilmek ister. Öğrenciler için de durum böyle. Öğrenmelerinin kontrolünün kendilerinde olduğunu hissedecek bir otonomiye ihtiyaçları var. Öğrencilerin nasıl öğrendikleri konusunda söz sahibi olması gerekiyor. Öğretmen, sadece “Şunu yap”, “Yarın ödevini getir” derse, orada motivasyon beklemek doğru olmaz. Sınıfta küçük bir otonomi verildiğinde, öğrencilerin öğrenme motivasyonlarında dikkate değer artış gözleniyor. Sadece hangi kitabı okuyacaklarını seçmeleri için onları özgür bıraktığınızda bile bunu görebilirsiniz.
 
KENDİLERİNİ KEŞFETMELİLER
- Türkiye öğretmen ve öğrenci otonomisinde OECD’nin en sonlarında.
Türkiye’de eğitim sistemini gözlemleme fırsatım çok olmadı. Ancak öğretmenin yap dediği ve öğrencinin hiç seçim hakkı olmadığı eğitim yaklaşımı, öğrenmeyi desteklemez.
 
- Finlandiya son PISA’da bazı Asya ülkelerinin gerisinde kaldı. Neden?
Refah, otonomi ve öğrenme bizim önceliğimiz. Son PISA 2015’te bazı Asya ülkeleri bizden daha iyi sonuçlar elde etti. Finlandiya olarak öğrenmeyi daha zenginleştirmenin yollarını arıyoruz. Asya ülkelerinin bazılarında notlar, sonuçlar önemli. Öğrenmede, insan olmayı öne çıkartmanın değerine inanıyorum. Sadece iyi notların olduğu yaklaşım bir süre sonra çalışmaz. Öğrencilerimizin kendini keşfetmesini istiyoruz.
 
 
 
EĞİTİME ZENGİNLİK KATACAĞIZ
- Finlandiya’da 2016’da uygulanmaya başlanan yeni müfredatı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Disiplinlerarası bir yaklaşım 2016’dan beri güncellenen yeni müfredatla okullara girdi. Artık dersler ‘konu temeli’nde ilerliyor. Örneğin, öğrenciler bir savaşı öğrenirken, hem tarih, hem coğrafya, hem de matematik gibi alanlardan faydalanılıyor. Bu harika bir yaklaşım. Konu temelli öğrenme adı veriliyor. Geliştirilmesi için üniversitede çalışıyoruz. Eksik yönler tabii ki vardır. Ancak müfredatın üzerinde yıllarca çalışıldı.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.